|
Hakkı Öcal, IT PRO'da Projemizi Değerlendirdi
GÖRÜŞ - Hakkı ÖcalTürkiye Ne Tasarlıyor?
İhtiyacınız olmayan bir şeyi bile bile tasarlar mısınız? Daha temelden sorarsam: tekerleği yeniden icad etmeye kalkar mısınız? Üye listesi (tinyurl.com/3djs7j) Türkiye'de bilişim alanında "Kim Kimdir" almanağından farksız. Sahip olmakla herkesin, bütün kuruluşların övüneceği bir faaliyet geçmişine sahip olan "Tübider Türkiye Bilişim Sektörü Derneği" 1999'dan bu yana faaliyet gösteriyor.
Başka hiç bir şey yapmamış olsa bile bu derneği, işin içine devletin burnunu sokmasına dayanan bir kuruluş olmadığı için alkışlamak gerekir. Kurucuları arasında bilişim dünyasında bilimin yanı sıra ahlaka yer verilmesini başlıca amaç olarak gören çok sayıda değerli endüstri temsilcisi bulunan Tübider, bir çok yararlı girişimiyle tanınıyor. Bilişim firmaları arasında bir tür mesleki dayanışma ve eşgüdüm sağlayarak sürdürdüğü başarılı çizgide başarılarının devamını dilerlerken... yeni bir faaliyetine tanık olduk:
Tübider, Türkiye'nin işletimcisini tasarlatmak için yarışma düzenliyor!
Oldum olası Türkiye diyerek gelmişiyle-geçmişiyle, endüstrisiyle hizmetiyle, tarımıyla sanayisiyle, güneyiyle kuzeyiyle bütün bir ulusun adına yapılan girişimlerden ürküntü duymuşumdur.
Tübitak, ansızın Türkiye'nin işletim sistemini tasarlaması gerektiğine karar vermiş ve bunun gerçekte bir Linux dağıtımı olduğuna hükmetmiş ve tonla kaynak ayırarak, sonunda ortaya Pardus'u çıkartmıştı! Bu harcama sayesinde "Bizim de millî bir işletim sistemimiz olsun!" diyenlerden başka kim memnun edildi? Kimin verimliliğinde bir YTL artış sağlandı? Hangi sektörde kaç dolarlık döviz tasarrufu gerçekleşti?
İT alanında Microsoft'tan IBM'e çokuluslu dev kurumların Türkiye'nin ulusal çıkarları ile bağdaşmayacağını düşünenlerden tutun Facebook'tan MySpace'e her türlü sosyal ağ uygulamasının bizim sırlarımızı ele geçirmek için bir takım gizli servislerin düzenlemesi olduğuna PHP’nin içinde İsrail istihbarat kuruluşlarının yerleştirdiği gizli kapılar bulunduğundan tutun, HP yazıcılarının içinde ABD savunma bakanlığının işaretini bekleyen casus devrelere kadar kademe-kademe, derece-derece paranoyalar vardır ve bunun önüne geçilemez.
Ama Tübider'in "Türkiye'nin işlemcisini" tasarlatma çabası böyle bir "ulusalcılık" girişimi değil! Her ne kadar yarışmanın ilanında "Türkiye'nin kendi işlemcisini bulma" ihtiyacı ifade edilmişse de, daha uzun bir yazıda ülkemizin "son 25 yılda bilişim sektöründeki gelişmeler karşısında genel olarak tüketici konumunda kaldığı" dile getiriliyor ve olması gereken "teknolojik eğitimde, bir nebze olsun daha yaratıcı olabilmek" gerektiği ifade ediliyor; "doğrudan bilgisayar tasarımının kullanıcılar, teknik elemanlar ve mühendisler tarafından daha yakın irdelenmesi" gibi bir ulusal amaç bulunduğu öne sürülüyor.
Böyle bir yarışmayı dünyanın ikinci büyük işlemci üreticisi AMD'nin desteklemesi gibi bir garipliği ve yarışma jürisine verilecek selamların bile telif hakkının sahiplerinden derneğe geçmesi koşulunun ileri sürülmesi gibi izahı zor bazı hususları görmezden gelerek, eğer benim Tübider'e ve diğer meslek kuruluşlarına Türkiye'nin ne tasarlaması gerektiğine dair kendi görüşümü ifade etmeme izin verirseniz, size bu ülkede halâ bırakın lise öğrencilerini, üniversite öğrencilerinin bile bilgisayar kullanıcısı-tüketicisi olamadığını hatırlatmak isterim.
"Her boyayı boyadık, bir fıstıki yeşil kaldı!" derdi rahmetli Can Yücel!
Bilgisayar-destekli ders vermek isteyen bir ilkokul-ise öğretmenini kullanıcı ve tüketici yaptık mı? Her okula DSL bağlanmasını sağladık mı? Her sınıfta Internet var mı? Türkiye işlemcisini filan tasarlamak zorunda değil; Türkiye'nin bilgisayar eğitiminde işlemci tasarlayarak daha derinden irdelemeler yapmasına da gerek yok! Türkiye'nin, büyük firmaların kullanılmış ve çöpe atılmak üzere olan bilgisayarlarını okullara ulaştıracak bir bağış ve dağıtım tasarımına ihtilacı var. Türkiye, bırakın her öğrenciyi, her sınıfa bir bilgisayar ulaştırmayı tasar-
Ama tabii "Türkiye" tanımımız farklı değilse!
Diğer Haberler...
|