|
BT Haber 10 Mart 2008
Türkiye işlemcisini üretebilir mi?
Yazılım alanında son dönemlerde dikkat çekici çalışmalara imza atan Türkiye, aynı başarıyı donanıma da taşımak için ufak da olsa adımlar atmaya başladı. Bilişimde üreten bir toplum olma yolunda ilerlemeye çabalayan ülkemizde, STK’ların da desteğiyle inovasyona zemin hazırlanmasına yönelik çalışmalar gündeme gelir oldu. Uzmanlar, Türkiye’nin katma değerli ürünlerin tasarlanması için treni tamamen kaçırmış sayılamayacağı görüşünde birleşiyorlar. Bu konuda Türkiye’nin hala bir şansı olabileceğini düşünen STK’lar ve bilişim şirketleri tarafından geçtiğimiz aylarda ‘Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor’ adında bir yarışma hayata geçirildi. TÜBİDER önderliğinde başlatılan yarışma, yenilikçilik ve teknik eğitimin Türkiye'deki gelişimine destek olmayı, gençlerde yaratıcılığı teşvik etmeyi amaçlıyor. ‘Türkiye İşlemcisini Tasarlıyor’ yarışmasına, 77’si üniversite çalışması olmak üzere toplam 106 katılım oldu.
Yarışma fikrini ortaya atan Çizgi Elektronik Genel Müdürü Niyazi Saral, kendisinin önceki yıllarda İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalıştığını belirterek yarışmanın başlangıcından bu yana çeşitli üniversitelerin öğretim üyelerinden destek aldıklarını söyledi. Yarışmaya toplam 106 başvuru olduğunu aktaran Saral, başvuru süresinin dolduğunu ve 4 Ekim’de tören ve sempozyumla ödüllerin verileceğini kaydetti. 1. kategori için 10 bin, 2. kategori için 20 bin, 3.’sü için de 10 bin YTL ödül olduğunu hatırlatan Saral, yarışma sayesinde önemli projelerin ortaya çıktığının, bunların da dokümante edileceğinin altını çizdi.
Koşullar hazırlanırsa üretim mümkün olabilir
Türkiye Bilişim Vakfı Genel Sekreteri Behçet Envarlı, Türkiye’de işlemci üretimine geçilmesinin daha sonraki aşamalarda üzerinde durulması gereken bir konu olduğunu söyledi. Koşullar hazırlanırsa bunun mümkün olabileceğini belirten Envarlı, bugün için önemli olanın “inovasyon”a zemin hazırlamak olduğunu vurguladı. “Türkiye’nin inovasyon performansı, bilişim başta olmak üzere, yeni teknolojilerin kullanılması ve bunun için yatırım yapılmasının teşvik edilmesine ve buna da kamu ve özel sektörün aynı derecede önem vermesine bağlıdır. Bilişim, bilgi ekonomisinin belkemiğidir” diyen Envarlı, bilişimin yeni ekonominin verimliliğini etkilemede en önemli aktörlerden biri olduğunu ifade etti.
‘Başkaları üretiyor, onu kullanırım’
TÜBİTAK UEKAE Başuzman Araştırıcısı Ümit Göğüsgeren, AB üyesi ülkelerin ortalama kişi başına milli gelir seviyesine, 20-25 yıl gibi makul bir sürede ulaşabilmek için ülkemiz ekonomisinin yılda ortalama yüzde 8-9 oranında büyümesi gerektiğini söyledi.
Rekabet gücü Türkiye’den yüksek tüm ekonomilerin mikroelektronik teknolojisine sahip olduğunu aktaran Göğüsgeren, TÜBİTAK-UEKAE’de gerçekleştirdikleri projelerle bizim de yeni ürün tasarlarlayabileceğimizi, hatta daha iyisini ortaya çıkaracağımızı gördüklerini belirtti.
Göğüsgeren, “Bilgi çağında bilgimizi yapabilirliğimizi artırmamız gerekmektedir. Bunun yolu da doğru tasarlanmış yenilikçi ürünlerden geçmektedir. Gelişmiş bir ülke olmak istiyorsak, mikro/nanoteknolojisine hakim olmamız gerekiyor” diye konuştu.
Ülkemizde üretilen televizyonların çok büyük oranının en zorlu pazar olan Avrupa’ya satıldığını belirten Göğüsgeren, Fransa’daki her 5 evden 4’ünde ülkemizde üretilen televizyonların kullanıldığını kaydetti. Bu zorlu işlerde büyük başarılara imza atan Türk şirketlerinin sayılarının artması gerektiğini vurgulayan Göğüsgeren, “Çünkü aramızdan birileri bu işte büyük başarılar elde etmiştir. Bununla beraber ihracatımızı yükselttiğimiz zaman beraberinde ithalatımız da yükselmektedir. Ülkemizde ithal ara malı kullanımının en yüksek olduğu sektör elektronik sektörüdür” şeklinde görüş bildirdi.
Türkiye’nin işlemci üretmeme nedenini ise ‘Başkaları üretiyor, onu kullanırım’ düşüncesi olduğunu dile getiren Göğüsgeren, bu mantıkla 40 yıl geçirdiğimizin altını çizdi.
Bilgi birikimini sınama olanağı
Yarışmanın, öğrencilerinin ve onların eğitiminde emeği geçen öğretim üyelerinin bilgi birikimlerini Türkiye çapında sınamaları için mükemmel bir fırsat olacağını vurgulayan İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü'nden Y.Doç.Dr. Osman K. Erol, yarışmadan sonra düzenlenecek olan Gömülü Sistemler ve Uygulamaları Sempozyumu ile akademik ve endüstriyel bildirilerin toplumla paylaşımına katkıda bulunacaklarını aktardı. Türkiye’de işlemci üretimine yönelik olarak ise Erol şunları söyledi: “İşlemci üretmekten kasıt, bilfiil parçanın üretilmesi mi, yoksa tasarımı Türkiye’de yapılan bir işlemcinin herhangi bir yarıiletken üreticisinde ürettirilmesi mi ona bakmak lazım. Bugün, müşteri ihtiyaçlarına göre tasarlanmış, belirli bir amaca odaklı işlemciler tasarlanabilir, işlemcilerin bir alt bütünleşmesi olan ‘Sahada Programlanabilir Kapı Dizileri’ olarak da isimlendirilen FPGA’lar üzerinde çalıştırılabilir ya da en baştan ürettirilebilir. Yarışma bu konuda toplumdaki sinerjiyi ortaya çıkarma bakımından önemli bir görev üstlenmiştir.
Sayısal sistem tasarımı
İTÜ Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç.Dr. Müştak E. Yalçın, yarışmayı bir işlemci tasarımından öte sayısal sistem tasarımı olarak gördüğünü dile getirdi. Yarışmanın sayısal sistem/devre tasarımı konusunda benzer uluslararası yarışmalar göz önüne bulundurulduğunda bu konuda en büyük ödüllü yarışma olduğunu söyleyen Yalçın, Akademik Yenilikçi Gömülü Sistem Tasarımı Kategorisi’nin ise sayısal devre tasarımında akademik çalışmaların yoğunlaştığı bir alana dikkat çektiğini vurguladı.
Türkiye’de işlemci üretimi hakkında ise Yalçın şunları söyledi: “Günümüzde işlemci üretimi yapan şirketler ve bu şirketlerin ürettiği işlemcilerin yetenekleri göz önüne alındığında bu sektöre girebilmek ve tutunabilmenin olanaksız oldugunu düşünüyorum. Bu kesinlikle onlar kadar iyi asla yapamayız demek değildir. Yapılabilir ama sektörde kendini kabul ettirmiş işlemci ailelerinin yerini almak ve bu yeri tutabilmek mümkün değildir. Ben bu yarışmanın misyonunu Türkiye'de işlemci üretip bu işlemciyi pazarlamakla uğraşmak yerine işlemci IP'sini üretmek olarak ortaya konması taraftarıyım. Türkiye'de işlemci IP core üretilmeli midir? Cevabım evet.”
Yüksek ticari değere sahip tasarımlar yapılabilir
Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof Dr. Günhan Dündar, işlemci üretmenin gelişmiş ülke olmak için ön koşul olmadığını söyledi. Birçok ülkenin kendi genel amaçlı işlemcisini tasarlamadığına ve üretmediğine dikkat çeken Dündar, ancak gelişmiş bir elektronik sanayinin özel amaçlı işlemcilere gereksinimi olduğunu vurguladı. Bu işlemcilerin tasarımının Türkiye’de yapılabileceğini ifade eden Dündar, artan üretim maliyetlerinin, dünyada birçok şirketin üretim tesislerini kapatıp tasarım evleri haline gelmesine ve bazı şirketlerin de tasarımdan çıkıp yalnızca üretime odaklanmasına yol açtığını dile getirdi. Dündar şöyle devam etti: “Türkiye’nin izlemesi gereken yol, ticari ürünleri için özel amaçlı tümdevreler tasarlayıp, bunları en yeni teknoloji ile rekabetçi bir şekilde yurtdışında ürettirmek. Dünyada ticari başarıya sahip işlemci üreten ülke sayısı zaten bir elin parmaklarını geçmez. Temel sebep, 1950 ve 60’larda bazı şirketler çoktan çok transistörlü tümdevreler üretip bunlarla sayısal uygulamalar yapmanın peşindeyken o tarihlerde ülkemizin henüz tarım toplumu olmasıydı.” O tarihlerden itibaren bugünlere kadar fen bilimlerine, mühendisliğe ve bu dallardaki araştırma çalışmalarına gereken önemin verilmediğine değinen Dündar, ülkemizde, çok önemli, özgün ve yüksek ticari değere sahip tasarımların yapılması için bir neden olmadığını sözlerine ekledi.
Başarılı bir tasarım çıkabilir Akurgal Danışmanlık Genel Müdürü Ali Akurgal, Türkiye’nin işlemci tasarımını başarıyla yapabileceğini, üretim için de başka bir ülkeyi tercih edebileceğini söyledi. Türkiye’de başarılı bir işlemci tasarımı konusunda sıkıntı yaşanmayacağının altını çizen Akurgal, tasarım teknolojisinin kolay elde edilebildiğine işaret etti. Bunu bir Türk işletim sistemi üzerinde de çalıştırılabileceğini belirten Ali Akurgal, “Bilgisayar pazarında, özgün, Türkiye’ye has, başka kimsede olmayan, dolayısıyla başka kimsenin müdahale edemeyeceği bir tasarımımız da olur. Bunu gayet rahatlıkla başarabiliriz” diye konuştu.
selink@interpromedya.com.tr
Diğer Haberler...
|